Depresyon

Keyifsizlik, isteksizlik, yorgunluk ve umutsuzluk; yaşam kalitesini belirgin etkileyebilir.

  • Düşünce-duygu-davranış döngüsünü anlamak
  • Davranışsal aktivasyon ve günlük rutin yapılandırma
  • Öz-şefkat ve kendilik değeri çalışmaları
  • Tetikleyiciler ve koruyucu faktörler planı

Gerekirse psikiyatri iş birliği değerlendirilebilir.

Depresyon, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, bedensel enerjisini ve günlük işlevselliğini etkileyen yaygın bir ruhsal bozukluktur. Sürekli mutsuzluk, isteksizlik ve yaşamdan keyif alamama haliyle karakterizedir. Depresyonda kişi yalnızca üzgün hissetmez; aynı zamanda düşünme, karar verme ve hareket etme süreçlerinde de belirgin bir yavaşlama yaşayabilir.

Depresyon, irade eksikliği ya da “güçsüzlük” değildir. Beyin kimyası, yaşam olayları ve psikolojik etkenlerin etkileşimiyle ortaya çıkan, terapi ve gerekli durumlarda tıbbi destekle tedavi edilebilen bir ruhsal durumdur.


Depresyon Neden Ortaya Çıkar?

Depresyonun tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörler birlikte rol oynar.

Bu etkenler arasında şunlar yer alabilir:

  • Genetik yatkınlık
  • Uzun süreli stres ve zorlayıcı yaşam olayları
  • Kayıp, yas ve travmatik deneyimler
  • Çocukluk döneminde yaşanan duygusal ihmal veya eleştirel ebeveyn tutumları
  • Kişilik özellikleri ve baş etme becerileri
  • Sosyal destek eksikliği

Bu faktörler, beynin duygu düzenleme sistemlerini etkileyerek depresif belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.


Depresyonda Beyin ve Duygu Düzenleme

Depresyonda beynin duygu düzenleme, motivasyon ve ödül sistemlerinde işlevsel değişiklikler görülür. Kişi daha önce keyif aldığı şeylerden zevk alamamaya başlar ve olumlu uyaranlara karşı duyarlılık azalır.

Aynı zamanda olumsuz düşünce döngüleri güçlenir, kişi kendisi, dünya ve gelecek hakkında daha karamsar değerlendirmeler yapma eğiliminde olabilir. Bu durum, depresyonun kendi kendini sürdüren bir döngü oluşturmasına yol açabilir.


Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun belirtileri kişiden kişiye değişmekle birlikte sıklıkla şunları içerir:

  • Sürekli çökkün veya boşluk hissi
  • İlgi ve zevk kaybı
  • Enerji azalması ve çabuk yorulma
  • Uyku ve iştah değişiklikleri
  • Dikkat ve karar verme güçlüğü
  • Değersizlik veya suçluluk düşünceleri
  • Umutsuzluk ve karamsarlık

Belirtiler günlük yaşamı ve işlevselliği belirgin şekilde etkileyebilir.


Depresyonun Alt Türleri Nelerdir?

Depresyon tek tip bir rahatsızlık değildir. Farklı görünümleri ve seyir biçimleri olabilir.

Majör Depresif Bozukluk

En yaygın depresyon türüdür. Belirtiler yoğun ve süreklidir; kişinin iş, sosyal ve kişisel yaşamını belirgin şekilde etkiler.

Distimik Bozukluk (Kronik Depresyon)

Kronik depresyon olarak bilinen distimi, genellikle kronik seyirli ve hafif şiddette bir depresyon tablosu olarak ortaya çıkar. Kişi uzun süre boyunca sürekli düşük bir ruh hali içinde olur ve enerji kaybı, özgüven eksikliği, ümitsizlik gibi belirtiler yaşayabilir. Bu durum, günlük yaşam ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Mevsimsel Depresyon

Belirtiler genellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar. Güneş ışığının azalmasıyla ilişkilidir ve bahar aylarında hafifleyebilir.

Doğum Sonrası Depresyon

Doğumdan sonra ortaya çıkan, annede yoğun çökkünlük, suçluluk ve yetersizlik duygularıyla seyreden bir depresyon türüdür.

Atipik Depresyon

Atipik depresyon (Gülümseyen depresyon), kişinin içinde yoğun duygular yaşamasına rağmen dışarıya karşı mutlu görünme çabasıdır. Moral bozukluğu yaşayan veya yapılan şeyden zevk almayan kişi, dışarıya karşı bu durumu belli etmeyebilir.

Bu alt türlerin ayırt edilmesi, uygun tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir.


Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresyon, terapi ile etkili biçimde tedavi edilebilen bir ruhsal bozukluktur. Terapide amaç, kişinin olumsuz düşünce kalıplarını fark etmesini sağlamak, duygularını düzenlemesine yardımcı olmak ve yaşamla yeniden bağ kurmasını desteklemektir.

Gerekli durumlarda psikiyatri desteğiyle ilaç tedavisi de sürece eklenebilir. Tedavi kişiye özgü planlanır ve çoğu zaman belirtilerde belirgin bir iyileşme sağlanabilir.


Ne Zaman Terapiye Başvurmalıyız?

Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı varsa bir uzmandan destek almak önemlidir:

  • Depresif belirtiler iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa
  • Günlük işlevsellik belirgin şekilde etkilenmişse
  • Umutsuzluk ve değersizlik düşünceleri artmışsa
  • Sosyal geri çekilme belirginleşmişse
  • Yaşamdan keyif alma belirgin şekilde azalmışsa

Terapiye başlamak için belirtilerin çok ağırlaşmasını beklemek gerekmez.


Sonuç

Depresyon, kişinin kimliğini tanımlayan bir özellik değildir. Anlaşılabilir nedenleri olan ve doğru destekle iyileştirilebilen bir ruhsal durumdur.

Psikolojik destekle kişi duygularını yeniden düzenleyebilir, düşünce kalıplarını dönüştürebilir ve yaşamla daha güçlü bir bağ kurabilir.